Nehir Suit Otel'in hikayesi, yaklaşık 20 yıl öncesinde Alanya Damlataş'ta başladı. Murat Bey ve eşi Gül Hanım, kendi çocuklarıyla çıktıkları tatillerde sürekli aynı sorunla karşılaştı: alkollü ortamlardan, karışık havuzlardan ve aile mahremiyetinin gözetilmediği büyük tesislerden gerçekten uzak durabilecekleri bir konaklama bulamıyorlardı. Pek çok "aile dostu" etiketinin pratikte sadece bir tabela olduğunu gördükten sonra, "biz kendimiz için olmasını istediğimiz oteli kuralım" dediler.
O günden bugüne tesisin yönetimi tek bir aileye ait kaldı. Büyük zincirlerin franchise modeline değil; Murat Bey'in kapıda misafir karşıladığı, Gül Hanım'ın mutfakta günlük kontrol yaptığı, küçük ama tutarlı bir ekibin her odayı tanıdığı bir model üzerine kurgulandı. Nehir Suit Otel bu yüzden bir "tesis" değil; misafirin adıyla hitap edildiği, çocuğun yaşının hatırlandığı, ikinci defa gelen bir ailenin geçen yılki odasının nereye baktığını ekibin bildiği bir aile evi gibi işler.
“Misafir her zaman emanettir.”
Murat Bey ve Gül Hanım'ın işe başlarken belirlediği, ekibe ilk gün öğretilen ve hâlâ tüm operasyonun ölçütü olan tek cümle.
Bu cümle bir slogan olarak değil, bir ölçüt olarak yaşar. Bir misafir resepsiyona bir sıkıntı bildirdiğinde ekibin kendine sorduğu soru "bu sorunun çözümü prosedürde var mı" değil, "bu emanete sahip çıktık mı" sorusudur. Çarşafın iki günde bir değişmesi, kahvaltıda kullanılan peynirin hangi tedarikçiden geldiği, hanım saati havuzun denetimi, çocuk havuzunun derinliğinin 40 cm'de tutulması — bunların hepsi aynı düşüncenin pratik karşılığıdır.
Nehir Suit Otel, aynı zamanda %100 alkolsüz bir tesistir. Bu tercih bir reklam söylemi değil, kuruluş kararıdır. Tesiste ne barda ne odalarda ne de herhangi bir ortak alanda alkollü içecek ikram edilir veya bulundurulur. Mutfakta kullanılan tüm ürünler helal sertifikalı tedarikçilerden günlük taze alınır; et tedarikçileri ve süt tedarikçileri yıllardır aynı yerel firmalardan oluşur. Bu sürekliliğin sebebi maliyet değil, güvendir: bir ürünün kaynağı değişirse misafir bunu fark etmez ama emanetin sahibi olarak biz fark ederiz.
Konum tercihi de aynı düşünceyle yapıldı. Otel, Alanya'nın hem tarihi hem doğal merkezi olan Damlataş bölgesinde; Damlataş Mağarası'na, Alanya Kalesi'ne ve dünyaca ünlü Kleopatra Plajı'na yürüme mesafesinde konumlandı. Aile misafirimizin tatilini araç bağımlı yapmamak, çocuklu bir ailenin akşam plaja inip rahatça dönebilmesi için bu yakınlık özellikle önemliydi. Çevredeki marketler, eczane, hastane ve restoranlar da yine yürüme mesafesindedir.